Münir ARIKAN – Kişisel bilançolar hazır mı?

Posted on Ocak 7, 2007

0



Koca bir yıl daha yaşadık Dostlar.

Bitmez gibi gelen dakikalar, yaşadığımız sıkıntılı, üzüntülü anlara inat, dile kolay tamı tamına 365 gün ve altı koca saat bitti, gitti.

Bilançonuzu yaptınız mı?

Kârda mı, zararda mı olduğunuzu biliyor musunuz?

Yaşadığınıza değdi mi?

Aşağıdaki ana kalemleri, kişisel bilançonuzu daha kolay bir şekilde yapabilmeniz için hazırladım. Umarım kârlarla dolu bir bilanço çıkar karşınıza. Ve eksi bakiye vermez hayat bilançonuz.

 
 

Bilgi

Neler yaptınız koca bir yıl boyu?
Ne öğrendiysen O’sun! (You are what you learn!)
Biyolojik bedenin bir numara büyüdü ama bilgin bu bedene hala bir numara küçük kaldıysa, yeni yılda çok sıkılacaksın Dostum.
Neler öğrendin gerçekten? Ne kadar kitap okudun?
Bir yabancı dil öğrenmeyi, bir müzik enstrümanı çalmayı, bir spor faaliyetine katılmayı denedin mi?
Ya da yolunu kesen bir köpekten bile öğrenecek bir şeyler olabileceğini düşünerek, emercesine baktın mı hayatına? Yaşadıklarından ders çıkarttın mı?
Öğrenemediysen, öğrenmenin önündeki engelleri keşfettin mi? TV, internet, lak lak… Neymiş bu koca yıl boyu öğrenmenin önündeki engel? Kendini geliştirmene mani olan canavarı görebildin mi?

Organizasyon

Bu yüzyıl organizasyon yüzyılı.
Hangi organizasyonları yaptın? Hangi organizasyonlara katıldın?
Neredeysen, O’sun! (You are where you be!)
Demirciler yanında geçtiyse koca bir yıl, pas ve kömür kokuyorsundur.
Parfümcüler yanında isen misk.
Bütün bir yıl kasap önünde ciğer beklemeye değer mi sence?
Nerelere gittin? Kimleri ziyaret ettin. Akraba ziyaretleri, komşuluk ziyaretleri, fakir fukaraya yardım ziyaretleri, doğum günü kutlamaları, tatil veya hafta sonu gezileri, yurt içi ve yurt dışı geziler. Hediyeler. Tebrik ve taziyeler. Hastane veya hapishanede olan akrabaların ziyareti. Sonuçta yapılan bütün organizasyonlar, en sonunda yaptığına, yaşadığına, gittiğine ve en önemlisi orada bulunduğuna değdi mi?

Zaman

Koca bir yılı kullanma şeklini beğendin mi?
En fazla vaktini alan uğraş ne oldu?
Peşinden koştuğun kızı, en sevdiğin kankanın kollarında görmek nasıl bir duygu?
Onurunu kıran patronunun dikte ettirdiklerini yazmaktan bıkmadı mı parmakların? Klavyenin tıkır tıkır sesler çıkartması, her zaman işlerin tıkırında gittiğini göstermez değil mi?
Hayatına en fazla anlam katacak şeyi fark etmene rağmen, yüreğin yana yana ona vakit ayıramadıysan, yandığının resmidir.
Seni sevenlere yeteri kadar vakit ayırdın mı?
Ve de kendine?
İş peşinde, müşteri peşinde, kariyer peşinde koşturduğun kadar kendi isteklerin, arzuların, hayallerin peşinde de koşturabildin mi?
Agresif satış planları yapmaktan kendini bir nebzecik alıp, şöyle kırlara, dağlara, tepelere, göllere uzanabildin mi? İçindeki özü bir an olsun ziyaret edebildin mi?
Unutma ne olur. Kariyer şimdilik en büyük isteğinmiş gibi gelebilir ama sonu Kariyer:1 – Aşk:0 şeklinde biten, sonu Kariyer:1 – Ömür:0 şeklinde biten, sonu Kariyer:1 – Huzur :0 şeklinde biten binlerce maç seyrettim ben ve hala seyrediyorum.
Aman dikkat!

Eleman

Eleman. Yani insan. Yani sen. Adına insan denilen meçhul varlık.
Keşfedebildin mi içindeki seni?
Ruhsal, fiziksel, duygusal, zihinsel ihtiyaçlarını doyasıya karşılayabildin mi?
Patron zam isteğine yok diyince kızıyorsun ama gönlünün isteklerini daha ne kadar erteleyebileceğini düşünüyorsun?
Unutma Dostum. Karşılanamayan ihtiyaçlar ya birikir, omzuna yük olur, ya da sırtına kambur.
Silkeleyip yere düşürürsen de ayak bağı olur sana. Alsa kurtulamazsın.
Çalıntı malla borç ödeyemezsin.
Ruhsal acıdan acı çeke çeke, bedenine sevmediğin işi yaptırmanın hazin sonuyla yüzleşeceksin bir gün.
İhtiyaç ve beklentilerinin farkına var ne olur? Kendini tanı!
Kendine gereken önem ve değeri ver!
Beden; sağlık, koruyucu ve tamamlayıcı tıp ister. Besin ister. Vitamin ister.
Gönül; hobi ve uğraş ister.
Beyin; iş ister, kariyer ister.
Ruh; tatmin olmak ister. Huzur ister. Manevi vitamin ister.

Finansman

Maddi durumun nasıldı bu yıl?
Kazancın gönlünce miydi?
İstediğini elde ettin, umduğunu buldun mu?
Kazancından ve onu nerede ve nasıl kazandığından memnun musun?
Kazancın iyi ama onu gönlünce harcayabiliyor musun?
Kazancın iyi değilse, onu iyileştirici tedbirleri alabiliyor musun?
Geleceğin kazanç kapılarını görebiliyor musun?
Öngörülerin bir türlü gerçekleşmiyor ve sen de Mükremin Abi’nin babası gibi iğde işinden bir türlü gelir elde edemiyorsan, elde avuçta ne varsa onu sözüne güvendiğin bir dostunun dediği yere mi yoksa mide işine mi yatıracaksın? Aksi takdirde Bor Pazarı bitince, eşekleri Niğde’ye sürmek bile pek bir işe yaramıyor sevgili dostum. Her şey zamanında değerli.
Kazancından, tasarrufundan ve harcamandan memnun olabileceğin bir sistem kurmalısın bence. Hem de bir an önce.

Ekipman

Ekipman. Teknoloji. Alet edevat. Hayatında yeteri kadar ekipman kullanabiliyor musun?
Unutma alet işler, el övünür. İşini kolaylaştırabilecek ekipmanları, teçhizatı, teknolojiyi takip edebiliyor musun?
En basitinden şunu söyleyeyim. Bu yıl “Head Set” kulaklıklı telefon seti al kendine. Hem araba hem şirket için. Konuşurken ellerin özgür olsun. Bana çok dua edeceksin!
Kullandığın ekipmanlar yeterli ama onlardan memnun olmayabilirsin.
Yerdeki halı, duvardaki tablo, kenardaki dolap seni hasta edebilir görüntüsü ile. İyileştirmeye, düzeltmeye, güzelleştirmeye ya da değiştirmeye var mısın?

Mekan

Kişisel bilançonun en önemli hanesidir mekan. “Dünya’da mekan, Ahirette iman” diye, atasözü bile olmuştur bize bu gerçek.
Mekanların şerefi, oranın sakinlerinden, sahiplerinden gelir.
Aslan yatağından belli olur.
Mekanından memnun musun?
Bulunduğun yerden memnun musun?
Bulunduğu yerden memnun olmayanların çoğunlukta olduğu bir ülkedeyiz maalesef.
Eşler, (O İtülmüş Ayusu ile) aynı evde olmaktan memnun değil.
Çalışanlar, çalıştıkları şirketten memnun değil. (İK Araştırmasına göre, çalıştığı şirketten memnun olmayanların oranı % 86 imiş!)
Üniversitelilerin % 95’i ilk fırsatta bu ülkeyi terk etmek istiyormuş.
Çocukların büyük çoğunluğu başlarında gardiyanlaşan anne ve babalarından ayrı evlerde yaşamak istiyormuş.
Bulunduğun mekandan razı mısın?
Bu mekanda seni sıkan şeylerden nasıl kurtulacağını biliyor musun?
Tebdili mekandaki ferahlıkların farkında mısın?
Mekan güzel ama etraf darmadağınıksa, güzel mekan kabak tadı verecektir. Düzeltmeye var mısın?

Kişisel bilançonda gelir kaynaklarının farkında mısın?

Anne, baba, eş, çocuklar, komşular, akrabalar, eş, dost, tanıdık, çalışma ve mesai arkadaşları, müşteriler, tedarikçiler… Sonuçta iş, aile ya da sosyal ortamda iletişimde olduğun herkes, Kişisel Bilanço’nun ana gelir ve aynı zamanda da ana gider kalemidir.
Ve yıl sonu müşterileriyle cari hesap mutabakatı sağlayamayan şirketler, her zaman zarar etmeye mahkumdurlar.
Yıl sonu ve yeni yıl başı karne vaktidir. Kazanç ve kayıpların görüldüğü ve gelirlerin daha da arttırıldığı ve kayıpların telafi edildiği bir dönem vaktidir. Bilanço vaktidir.
Yeni yılda, Size kredi verecek, iş ilişkisine girecek, destek olacak tüm kişisel bankalarınız, Kişisel Bilanço’nuzdaki tabloya göre limitinizi belirleyecektir.
Hepinizin artı bakiye veren muhteşem bilançolara sahip olması ve bilançonuzun hiçbir zaman eksi bakiye vermemesi dileklerimle,

(Hedef) ; (Hayal) edip, (Hassasiyet) ve (Haysiyet) ile calisarak (Hüner) kazanip (Huzur) dolu bir (Hayat) (Hak etmek) ’tir. ‘Marikan 8H Kuralı’

Düşünce Koçu
munir@munirarikan.com

Reklamlar
Posted in: Uncategorized