Yol ve Şiir

Posted on Mart 21, 2006

0



 

Yol, bir kayıp eşya bürosudur; şiir, bir yol çantası

Yol, tükenmez tüketir; şiir, menzilin tükenmeyen teri,

Yol, annesiz büyütülmüş ninni bilmez; şiir, babalara rahmet okutur,

Yol; mevsimleri tanrı kaadr tanıtır; şiir, aşkın yolunda yolsuz yolcusu,

Yol; dur demez durmasını bilmeyene; şiir, gerine gerine elini ateşe sokar,

Yol; ıslığı kendi üretir ıssızlığın aynasında;şiir,taşan taşı teselli eder,

Yol;bozuk bir yarına pul arar; şiir, zarfı mektuba arkadaş kılar,

Yol; bulanık havayı seven kurttur;şiir, flu bir akşamın sırtını okşar,

Yol; yokluk nedir bilir;şiir, yol üstünde pösteki sayar,

Yol; adı kayıplar listesinde ince bir pelür kağıdıdır;şiir, devrik mürekkebin ele başısı,

Yol; kaderi kısbeti cebine doldurur;şiir, içinde dışında ne varsa önüne koyar,

Yol; iki kapılı bir handa bir apaştır; şiir, teni tenle köpürtür,

Yol; sözcüklerin söndüremediği yangındır; şiir, çile bülbülüm çile,

Yol; koliler ordusunda arapsaçıdır; şiir, iki ucu bir araya gelmeyen güzel bir gün,

Yol; susa susa dağları deviren özlemdir; şiir, denize atılan şimşek,

Yol; misinayla sevişen melektir; şiir, pencereden sarkan kadın,

Yol; çığ altında kalan hayattır; şiir, düşün köpürrttüğü döş,

Yol; boy aynası önündeki duruşun serin gölgesi;şiir, çınarın belini büken tarih,

Yol; bir şeyleri bir yere götürürken yitirendir; şiir, yitirilenin peşine düşen,

Yol; ömrü bir kazığa bağlama çabasıdır; şiir, uçtu uçtu kuş uçtu…

Alıntı: kitap_lık Aylık Edebiyat Dergisi Temmuz-Ağustos 2004

 

Reklamlar
Posted in: Uncategorized