Biz kariyer kadınları

Posted on Mart 8, 2006

0



Biz kariyer kadınları

Ne kadar da ağır geliyor rimellerimizle farlarımız. Bir de tabii uykusuzluk… Kapanmak üzere göz kapaklarımız. Daracık, yüksek topuklu ayakkabılarımızın içinde büzüşmüş, sızlıyor ayaklarımız. Saçlarımız kendince özgür işte. Her gün fönlü filan… Dipleri de gelmiş ama, idare eder bir hafta onbeş gün daha.

İncecik olacağız diye açlıktan gözlerimiz kararıyor; morarmış gözaltlarımızı kapatıcılarla rötuşlayıp, solgun yanaklarımızı allıklarla renklendiriyoruz. Kışkırtıcı ve rahatsız giysilerimiz içinde “aklımızca” baş döndürüyoruz.

Belki doğduğumuz andan itibaren aramızda gelişen ya da başkaları tarafından geliştirilmiş olan rekabet duygusundan; belki asırlardır bütün dillerin, dinlerin, kültürlerin geri planda tuttuğu cins olmamızdan; belki kadından önce “insan” olabilmek için, varolabilmek ve ayakta durabilmek için….

Kimbilir başka şansımız olmadığını düşündüğümüzden belki de sadece, bütün bunlar yüzünden belki de, kariyerimiz, sanki bizim tek şansımızmış gibi düşünüyoruz. Tek güvencemiz, hayat sigortamız, sadık sevgilimiz o bizim.

Çalıştıkça bize kimse ilişmiyor, akşam eve kaçta döndüğümüze kimse karışmıyor, hatta bazen eve dönmesek de sorun çıkmıyor, cüzdanımızda kaç parayla dolaştığımızı kimse merak etmiyor, ay sonunda ismimize gelen ekstreleri kimse kurcalamıyor.

Bunun tek nedeni para kazanmamız değil. Biz çalışarak, “kadın olmaktan başka meziyetlerimizin de olduğunu” anlatmış oluyoruz ailelerimize, sevgililerimize, kocalarımıza. Kendilerinin dahil olamayacakları başka hayatlar yaşadığımızı fark ettikleri zaman bir adım geride duruyorlar.

İşte bu yüzden, kimsenin bize karışmadığı hayatlar yaşayabilelim diye gece yarılarına kadar çalışıyoruz. Elimizden hep “en iyisi” çıksın istiyoruz. Sahip olduklarımızla yetinmeyip daha fazlasını istiyoruz. Çünkü “daha fazlasına” sahip oldukça, “daha özgür” oluyoruz.

Verdiğimiz “dişice” mücadele bizi yorsa da, ara sıra “ben ne yapıyorum böyle?” desek de işte sadece bu yüzden bildiğimizi yapmaya devam ediyoruz.

Her birimiz en zeki kendisi gözüksün, en iyi raporları kendisi hazırlasın, en iyi sunumu kendisi yapsın ve tabii bir basamak daha yukarı çıkan kendisi olsun… İşte bu yüzden istiyor.

Kurallarını biraz bizim, biraz içinde bulunduğumuz çarkın belirlediği, “finish”i olmayan bir yarış bu.

“Çocuk da yaparım, kariyer de…” diyen neşeli reklam şarkısı aklıma gelince gülüyorum. Diğerlerini bilmiyorum ama benim değil çocuk, tatil günümde evde kek yapacak halim bile olmuyor.

Ama sorun değil. Hesap vermiyorum ya kimseye, bu bana yetiyor. Diğer kariyer kadınları da galiba temelde bu yüzden bu kadar “yıpranıyor”. Mutlu olup olmadığını bile pek düşünmüyor. Çünkü özgür olmadan mutlu da olunmuyor galiba.

Savaşıyorum her gün. Savaşıyoruz her gün. Amazon kadınları gibi.

Rahat savaşabilmek için memelerini yakarmış onlar. Biz, rahat savaşalım diye onları büyütüyoruz.

Aramızdaki fark bundan ibaret.

Reklamlar
Posted in: Uncategorized