ANCA GIRERSIN – Engin Ardıç

Posted on Mart 3, 2006

0



ANCA GIRERSIN

Kardesim, bu ülkede egitim düzeyi ortalamasi, ilkokul üçüncü siniftir.

Bu insanlara verebilecek is ve as yoktur. Ama onlar ‘ne isolursa’
yaparlar.

Bu ülkede, televizyon yildizlari Atatürk’ün dogum ve ölüm tarihlerini
bilmezler.

Bu ülkenin televizyon yayini paçavra, basin yayini paçavradir.

Bu ülkede birçok sarkici nota bilmez. Dinleyicisinin de ‘kulagi’ yoktur.

Bu ülkenin insanlari, kendileri için kural tanimazlar. Kurallarin
baskalarina uygulanmasini isterler.

Bu ülkede bir milyon kadar sehirli, on milyon kadar
lumpenproleter,altmis milyon kadar köylü yasar.

Bu ülke, her siniftan ancak alti milyon kadar insanini, yani yüzde onunu bile degil, ‘insan gibi’ yasatabilmektedir.’Estetik bir ortamda’ demedik, Karin doyurma açisindan söyledik.

Bu ülkede hemen her sey çirkindir. Bu ülkenin binasi çirkin, yolu çirkin, eski
model arabasi çirkin, yüzyillarin kötü beslenme ve egitimsizligiyle ortalama insani çirkindir.

Tiras olmaz, disini firçalamaz, ayakkabisini boyamaz,Çogu, yikanmaz da.

Bu ülkede on bes milyon kadar insan açlik
sinirindadir.

Bu ülkede dokuz milyon kisinin okumasi yazmasi yoktur. Bunlarin üç
milyona yakini Istanbul’da oturur.

Bu ülkede, önlem alma, koruma bir yana,’deprem meprem ne olacaksa olsa da bir kisim gereksiz bogaz aradan çekilse’ diye bekleniyor!
Ama, birkaç yüz bin kisiyi bile bile kurban etmek bile o bogaz sorununu çözemiyor.

Bu ülkede her dört kisiden birinin sinir ya da ruh hastasi oldugu
kanitlanmistir.

Bu ülkenin insanlari okumayi sevmezler. Okuyanin çogunda da okudugunu
anlama yetenegi yoktur. Düsünce disiplini hiç aramayacaksin. Bunlar, kötü
beslenirler. Kafalari pek çalismaz.

Bu ülkenin insanlarinin yüzde doksan dokuzu, baska bir ülkede ‘geçmez’.
Dil bilmez, yol yordam bilmez, ancak niteliksiz isçi olur.

Bu ülkenin aydini ya solculuk ugruna kendini kandirir, ya da ‘Avrupali
olacagiz’ diye kendini ve baskasini.

Bu ülkenin burjuvasinin kendine özgü bir ‘burjuva kültürü’ yoktur.

Bu ülkede seriatçi, Avrupa Birligi’ne girmeyi ‘Kemalist ordunun belini kirmak’için
ister.

Tüccar ve bürokrat para gelecek de lüpletecegiz diye, zengin
Avrupa mali kullanmak için, aydin oralara rahatça gidip gelebilmek amaciyla,
proleterya da oralara sizip kertenkelelik edebilme umuduyla.

Bu ülkenin insani arabesk dinler, hamur ve çig et yer, pisi pisine de
Ölür gider.

Bu ülkede çok az birey vardir, belki birkaç yüz bin.

Neyinle ve nasil giriyorsun Avrupa’ya? Girmeyi bir yana birak, girmeyi
Arzu etmeye bile utanmiyor musun?

Çünkü, sen Avrupa’ya girmek degil, Avrupa sana girsin istiyorsun. Senin
normlarin kabul edilsin, senin kurallarin (ya da kuralsizligin)uygulansin.

Kaldirim kenarinda koyun, banyo küvetinde tavuk kes, deniz kumundan
insaat yap, ‘müteahhit fazladan koymus’ diye sonra kolonu kes.

Bu ülke, batmis ve bir daha da kendine gelememis eski ve ‘arkaik’ bir
Dogu imparatorlugunun mirasçisidir.

Günümüz uygarligina uyum saglayamamistir ve saglayamaz.

Demokrasi bilmez ve sevmez.

Özgürlük degil, ‘serbestlik’ ister.

Osmanli bozgununu bilinçaltinda tasimaktadir.

Siddetten hoslanir. Lafi cebinde, öfkesi de burnundadir.

Iste bu yüzden sado-mazodur. Hem büyüklük hezeyani, hem asagilik
kompleksi içindedir.

Üstelik kadercidir de, çünkü bilincinin üstüyle altiyla, iliklerine
kadar,genlerine kadar Müslüman’dir.

Ama bir yerden bir yere de gelmistir elbette, geridir ama eskisi
kadar degil, yoksuldur ama eskisi kadar degil, ilkeldir ama eskisi kadar
degil.

Eh, onlar da almazlar, almiyorlar, almayacaklar.

Almalari için hiçbir neden yok çünkü.

Çünkü miladi 2004, rumi 1419, hicri 1424 yilinda, ‘Hatimmatik’ adi
verilen programdan bilgisayar ekraninda sanal Kur’an okumak için abdest alip
almamak gerektigini tartisan bir ülke, degil Avrupa’ya, anasinin bilmem
neresine bile giremez.

Yani ister sev, ister terket, sen de ne halt edersen et.

 
Reklamlar
Posted in: Uncategorized